Okullar Başlarken: Anneler İçin Çocuklarını Dinlemenin Gücü
- Havana Ekinci
- 28. Aug. 2025
- 2 Min. Lesezeit
Aktualisiert: 5. Sept. 2025
Okul dönemi başlamak üzere. Çantalar hazırlanıyor, sabah erken kalkışlar başlıyor, ödevler ve dersler yeniden gündeme geliyor. Çocuklar için bu süreç yeni sınıflar, öğretmenler ve arkadaşlarla dolu heyecan verici bir başlangıç olduğu kadar kaygı verici de olabilir. Anneler içinse ayrı bir sorumluluk dönemi başlıyor: çocuğun uyum süreci, motivasyonu ve günlük düzeni kadar, annenin kendi duygusal yükü de önem taşıyor.
Bu dönemde birçok anne kendi kendine şunu soruyor: “Çocuğum bu sürecin üstesinden nasıl gelir?”, “Ben ona nasıl destek olabilirim?”, “Üstesinden gelebilmek için benim neye ihtiyacım var?”
Çoğu zaman gözümüz hemen çocuğumuzun ders başarısına ya da sorumluluklarını yerine getirip getirmediğine kayıyor. Oysa bu dönemde onların en çok ihtiyaç duydukları şey, her şeyden önce gerçekten görülmek, duyulmak ve anlaşılmak.
Çocuğunuzun En Çok İhtiyaç Duyduğu Şey: Duyulmak
Çocuklar çoğu zaman duygularını doğrudan ifade etmezler. “Okula gitmek istemiyorum” dediklerinde aslında kaygılı olduklarını, “Ödev çok zor” derken de belki sadece yorulduklarını anlatmaya çalışırlar. İşte bu noktada annelerin yapabileceği en değerli şey, çocuklarını önyargısız bir şekilde dinlemek ve duygularına alan açmaktır.
Dinlemek, yalnızca sessizce duymak değildir. Çocuğun gözlerine bakmak, onun sözlerini bölmeden takip etmek ve duygularını onaylamak, “Seni anlıyorum, söylediklerin benim için önemli” mesajını verir. Böylece çocuk kendini güvende hisseder ve anneyle bağı güçlenir.
Doğru sorular sormak da bu bağın anahtarıdır. “Neden böyle yaptın?” gibi yargılayıcı sorular yerine, “Bu seni nasıl hissettirdi?” ya da “Sence bunu daha kolay hale getirebilir miyiz?” gibi sorular çocuğun kendini ifade etmesini kolaylaştırır. Çocuk böylece yalnızca dinlendiğini değil, aynı zamanda anlaşılmaya çalışıldığını da hisseder.
Anneler İçin 3 Altın Dinleme Kuralı
1. Önyargısız Dinleyin Çocuğunuz konuşurken onu yargılamadan, düzeltmeden ve hemen çözüm üretmeden sadece dinleyin. Bazen çocukların en çok ihtiyacı olan şey, “Benim söylediklerim değerli” duygusudur.
2. Doğru Sorular Sorun “Neden böyle yaptın?” yerine “Bu seni nasıl hissettirdi?” gibi sorular sorun. Bu yaklaşım çocuğunuzu savunmaya geçirmek yerine, kendini açmasına yardımcı olur.
3. Duygularını Kabul Edin “Abartıyorsun” demek yerine, “Üzgün olduğunu görüyorum” deyin. Onun duygularını kabul etmek, çocuğunuza anlaşılmış ve güvende hissettiren güçlü bir mesaj verir.
Sonuç ve Küçük Bir Hatırlatma
Okul dönemi, hem çocuklar hem de anneler için bir uyum süreci demektir. Çocuğunuzun ödevlerini, başarılarını ve sorumluluklarını önemsemek kadar, onun duygularını duymak ve yanında olduğunuzu hissettirmek de çok değerlidir. Unutmayın: Çocuğunuz için en önemli şey “mükemmel bir anne” değil, onu yargısızca dinleyen ve koşulsuz yanında olan bir anne olmaktır.
Kendinize de hatırlatın: Siz de insan, siz de annesiniz 🌷 Bazen yorulmanız, sabrınızın tükenmesi çok normal. Önemli olan mükemmel olmak değil, sevgiyle ve anlayışla yeniden denemektir.
Eğer bu süreçte desteğe ihtiyaç duyarsanız, bazen uzun bir yolculuk değil, sadece kısa bir impuls (ilk adım, yönlendirici bir görüşme) bile size ve çocuğunuza yeni bir bakış açısı kazandırabilir. Bana DM’den ulaşabilirsiniz.


Kommentare